İçeriğe geç
NovaSofyaBİLGİNİN İZİNİ SÜR
Tez · Orta Çağ tarihi ve askerî tarih · 2022

Türk Süvari Geleneği Nasıl Gelişti?

Haçlı Seferleri Döneminde Türk ve Frenk Süvarileri
Muhammed AvcıDokuz Eylül Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü · Tarih

7 dk okuma · Çalışmanın diğer konuları →

Türk Süvari Geleneği Nasıl Gelişti?

Maslow’un insan ihtiyaçları hiyerarşisinde bahsetmiş olduğu özellikler devletlerin ve ulusların da ihtiyaçları ile kıyaslandığında geniş ölçekte paraleldir. Yaşama, beslenme ve barınma gibi insanî ihtiyaçların tamamlanması ile beraber ikinci merhalede güvenlik kaygısı oluşmakta ve bu yaşama alanının da dış tehlikelerden korunması gerekmektedir. Bu ihtiyaca binaen toplumlar kendi güvenliklerini tesis edecek yapılar, kurumlar kurmuşlar ve bu yapıları kültür kalıpları içerisinde geliştirerek yeni toplumsal sınıflar oluşturmuşlardır. Askerî kültür ve askerî sınıflar da bu noktada ortaya çıkmıştır.

Askerî kültürler ve askerî sınıflar, medeniyetlerin ve insanlık tarihinin en önemli şekillendiricisi olmuş olup, günümüzde dahi olmaya da devam etmektedir. Türk tarihinde bu durumu bir adım öteye taşımak mümkündür. Çünkü yaşam şartlarının ve kültürün uyumu, coğrafyanın verdiği askerî mücadelelerin zorunluluğu bu askerî kültürün gelişiminde mecburiyet durumuyla beraber ortaya çıkarmıştır.

Türk askerî kültürünün oluşumundaki ve gelişimindeki en temel faktörün gene kültürün oluşumuna benzer olarak coğrafya ile paralel düşünebiliriz. Kültürel gelişimlerini, iktisadî kültürün akabinde bir kültür ortaya koyan Türk kavimleri ve devletleri, bu kültür sahasını ve devlet yapısını ayakta tutabilmek için bulunduğu coğrafyada temelleri sağlam bir askerî teşkilat ile güvenlik altına almak zorundaydı. Bu doğrultuda Türk kavimleri askerî kültürü tesis ederken kendi kültürel kimlikleri ile aynı doğrultuda ortaya koymuşlardır.

Türk kültürünün temelini oluşturan çoban kültürü, özellikle at ve küçükbaş hayvan sürülerinin idaresi gereği, atın da çobana verdiği hız ve üstünlük ile bu idareyi sağlamasının öneminden bahsedilmişti. İkincil olarak Türklerin demircilik kültüründe gelişimi ve kendi döneminin teknolojisine kıyasla en ileri biçimde demirin işlenmesi ve kullanılmasındaki atılımları askerî kültürün en önemli temellerinden birini oluşturmuştur. Üçüncül olarak da avcılık kültürünün gelişimine paralel olarak; ok ve yayın iktisadî ve askerî anlamda etkin kullanımıdır. Özellikle bu konuda geliştirilen yay teknolojisi ve yayın at üzerinde kullanımının kolaylaştırılması ve yay gücünün artırılması oldukça önemli bir atılımdır. Bu üç kültür merhalesi Türk askerî sınıfının altyapısını oluşturmuştur. Türk askerî kültürünün merkezinde ise at binen, at üzerinde ok atabilen ve kılıcı iyi kullanan; hareketli birlikler olan Türk süvarisinin sınıfını ortaya çıkarmıştır.

İskitlerin Tuna’yı aşarak “uygar” halklarla temasları at üzerinde süvari kültürünü geliştirmiş bir şekilde kendini gösterir. Çin kaynaklarından, Eski Yunan tasvirlerine kadar at üstünde geriye doğru ok atış biçimi bahsedilir. Karadeniz’in kuzeyinde hâkim bulunan İskitler Antik Yunan ve Pers dünyası ile temas halinde olmuş geniş bir medeniyet sahası inşa etmişlerdir. İ.Ö. 513 yılında Dareios İskit topraklarına girse de İskitler direk bir savaştan kaçınarak Persleri yıpratma taktikleriyle geri çekilerek savaşmışlardır.[60]

Türk tarihinde Hunların tarih sahnesine çıkması; Türklerin siyasî, iktisadî, askerî ve kültürel gelişimlerini tamamlaması ve yayılması olarak görülebilir. Hunlar dağınık yaşayan Türk topluluklarının ve hatta diğer benzer kültür merhalesinde mevcut bulunan diğer kavim ve toplulukların bir kültür altında birleştirilip merkezî bir yapıyı tesis etmesi açısından önemli bir dönemdir. Özellikle Mete Han ve dönemi Türk tarihi açısından siyasî ve askerî anlamda kurumsal ve sistematik yapıların tesis edildiği; ardıl devletlerin ve hükümdarların her anlamda örnek aldığı bir lider ve dönem olacaktır.

Babası Teoman’dan kendisine kalan temeller üzerine Baykal bölü civarında yaşayan bütün kavimlerden güç oluşturan Mete, Altay kavimlerini bir araya getiren Mete Han, askerî anlamda hareket muharebesinin ruhunu kavramış bir komutandı. Oluşturduğu atlı birlikler “akın ve saldırı düzenleme” taktiği ile eğitilmiş, bu taktik at kullanma mahareti, ok atma, yay ve kılıç hakimiyeti ile de pekiştirilmişti. Ordusunda esnek süvari birlikleri kurarak, savaş alanlarında geniş ölçekte sürat ve baskın ilkelerini ana ilke olarak geliştiren ve uygulayan ilk Türk komutanı oldu.[61] B. Laufer[62] Mete’nin harp sanatına olan katkılarını belirtmek için şu sözleri kullanmıştır; “askeri taktik ilminin ilk bulucu ve uygulayıcısı da kesin olarak Mao-Tun’dur.”.[63]

Mete Han’nın ana savaş stratejisi; savaş meydanında karşılaştığı kalabalık ordulara karşı, savaştan en az zayiat ile ayrılıp, düşmanı bazen yıpratma taktikleriyle bazen topyekûn bir şekilde imha bazen de düşmanı uyguladığı taktikler ile çaresiz bırakarak teslimiyetlerini kabul ettirmek üzerine kuruludur. Bunu sağlamasındaki en temel hareket noktası süvari kültürünün gelişimi ile alakalıdır.

Mete Han, savaşlarda asıl kuvvetlerle harekete geçmeden önce hedefi olgunlaştırma stratejisini uygulamaktadır. Buradaki amaç büyük kuvvetleri kayıplara uğratmadan düşmana karşı sürekli üstünlük kurma ve asıl gücü muhafaza edip giderek kuvvetlenme avantajını daime ellerinde bulundurma anlayışı bulunmaktadır.[64]

Bir diğer önemli strateji de süratli ve hareketli kuvvetlerle manevra uygulamak ve durum üstünlüğünü her zaman elde tutmaktır. Süratli ve hareketli atlı birliklerle elde edilen hız ve manevra kabiliyeti muharebede önemli bir üstünlük sağlamaktadır. Özellikle piyade ve diğer yaya birliklere karşı uygulanan hızlı harekât, yayılma, saldırı ve tekrar toparlanma savaş alanlarında durum üstünlüğünü sağmaktadır. Topyekün imha için ise düşmanın etrafını hızlı bir şekilde çevirme ve kuşatma anlayışı oldukça etkili olmuştur.[65]

Nitekim altıncı ve beşinci yüzyılda yaşamış olan Sun Tzu, Savaş Sanatı adlı eserinde, bu stratejiyi şu şekilde açıklamaktadır; “…Savaşın en önemli sanatlarından biri olan aldatmaca, taktik manevra yeteneği ile doğru orantılıdır. Düşman sizi karşısında beklerken, uzun dolambaçlı yolları takip ederek düşmanın arkasına geçip, düşmanı beklemediği anda vurarak amaca ulaşmak taktik manevralardan başka bir silahla yapılamaz...Manevrayı disiplinli bir ordu ile yapmak avantajlı; disiplinsiz, kalabalık bir sürüyle yapmak tehlikelidir… Rüzgar gibi hızlı, orman gibi yoğun ol…Planlarınız gecenin karanlığı gibi görünmez olsun, saldırınız ise gök gürültüsü gibi insin… Aldatmaca sanatını en iyi bilen zafere ulaşacaktır. Bu da manevra sanatıdır…”[66]

Böylece Hunlara karşı düşman birlikleri, özellikle Çin ordusu sayıca kalabalık olmasına rağmen üstünlük kurabilmekte ve savaşlardan galip olarak ayrılmaktaydılar.

Atilla döneminde büyük oranda uygulanan taktik, üslerden hareket alıp, düşman hatlarına girip, keşifler ve taarruzlar yapıp üslere dönmekti. Bu düşman kuvvetlerini sürekli hazırda bekletmelerini sağlayarak düşmanı bir yıpratmaktadır. Akabinde düşmanın anlayamadığı bir büyük taarruz ile baskın verilerek imha edilirdi.[67]

Türklerde atların renkleri atları tasnif etmede önemli bir detaydır. Savaşlarda yeri gelir ordular dahi at donu olarak atlandıran atların renkleri taktiksel manada düşmana karşı bir kullanım durumu dahi geliştirilmiştir. Göktürk Yazıtları’nda buna örnek olarak şu şekilde bir bilgi de mevcuttur: Eng ilki Tadıkıng Çorıng boz (atığ binip teğdi. Ol at anta) ölti. Ekinti Işbara Yamtar boz atığ binip teğdi. Ol at anta ölti. Üçünç Yeğen Siliğ Beğing kedimliğ toruğ at binip teğdi. Ol at anta ölti..." (Kül Tigin) ilk önce Tadık Çor'un boz atına binip hücum etti. O at orada öldü. İkinci olarak Işbara Yamtar'ın boz atına binip hücum etti. O at da orada öldü. Üçüncü olarak Yiğen Siliğ Bey'in giyimli doru atına binip hücum etti. O at da orada öldü”.[68]

“Kültigin 26 yaşındayken, Kırgızlar üstüne ordu çıkardı. Kögmen Ormanı’nı aşarak, kırgız budunu uykuda bastık…” “Gene o yıl Türgişlere doğru Altun ormanını aşarak, İrtiş nehrini geçip yürüdük. Türgiş budunu uykuda bastık.” Baskın stratejisinin Türk askeri anlayışında önemli bir yansıması Göktürk kitabelerinde görülmektedir.[69]

Göktürk kağanları yerel ve kısa mesafeli savaşlarda yaya ve süvari birliklerini aynı anda kullanıyorlar ancak uzun mesafeli seferlerde ise süvari ağırlıklı ordular ile savaşı tercih etmektedirler.[70]

Kansu muharebelerinde Göktürkler yüzbinleri bulan Çin ordusu Göktürkler tarafından tespit edilince Türk süvarileri süratle kuzeye doğru geri çekilmeye başlamış, çekilme harekatı ile Çinliler zafer kazandıkları düşüncesiyle düzenlerini bozarak bozkıra doğru ilerlemek durumunda kalmışlardı. Beklenmedik yerlerden saldıran küçük gruplar halinda Türk süvarileri kendinden çok daha büyük sayıda yaklaşık (60-70.000’e karşı 180.000 kişi) olan düşmana ağır zayiatlar verdirmişti.[71]

At ve atlı savaşçılık kültürü Türk edebiyatının da bir konusu haline gelmiştir. Kutadgu Bilig ve Divanu Lügat’i-t Türk bu kültür yansımasının en bariz örnekleridir. Kutadgu Bilig'de şu şekilde bir beyit mevcuttur. "At üstem yarıklar kıp kızıl, Kızıl kızgu engler bolur yap yaşıl. (2385-252) "At, koşum ve zırhlar kıp kırmızı olur, Kırmızı ateş gibi yanan yanaklar mosmor kesilir. (2358-177)"[72]

Kutadgu Bilig’de Türklerde atın savaş meydanındaki cesaretinden dolayı örnek bir davranışı bir asker için de örnek bir davranış olarak övgüyle anlatılır. İsizke katılma selamet yorı, Kılınçıng köni tut kevek teg küri (4549-457) "Kötüye katılma, selametle yürü, Daima doğru ve dürüst ol; Küheylan gibi meydanda cevelan et (4549-329)"[73]

Kutadgu Bilig’de at ve hayvan yetiştiren kişiler oldukça saygı gören ve iktisadi olarak da oldukça değerli bir zümredir. Bunlara örnek olarak aşağıdaki beyitler gösterilebilir. “Yigü kedgü mingü at adgır sülük, Bulardın çıkar hem yüdürgü kölük (4441-446) Kımız süt ya yung yag ya yogrut kurut, Yadım ya kıdız hem erej evke tut (4442-446)” “Yiyeceği, giyeceği ve ordunun binek at (mingu at)ı, aygırı ile yuk hayvanı (köluk) larını bunlar yetiştirirler." Kımız, sut yahut yun yağ veya yoğurt ve peynir ile evin rahatını yemin eden yaygı veya keçe hep bunlardan gelir."[74]

Sultan Mahmud döneminde ordu daha kombine bir şekilde düzenlenmektedir. Süvarinin buradaki konumu gene ön planda olmaktadır. Sultan Mahmud’un Pencap seferinde karşılaştığı Hind ordusu 300-400 fil ve 42-45.000 askerden oluşmaktaydı. Sultan Mahmud piyadelerini filleri üzerine çekmek için kullanmış, bu sırada da düşmanı atlı birlikler ile sağ ve sol kanattan kuşatmıştır. Böylece tamamen kıskaca alınan Hind ordusu imha edilmiştir.

Kaynakça

Bu bölümün yayın künyesi ve metinde kullanılan dipnot kaynakları aşağıdadır.

Muhammed Avcı (2022). Haçlı Seferleri Döneminde Türk ve Frenk Süvarileri. Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü · İzmir. İlgili tez sayfaları: Basılı s. 15–20; PDF s. 24–29.

  1. Demirbilek, Salih. “Kutadgu Bilig’de At Kültürü”. Milli Folklor, sayı 68, 2005, ss. 134-137.

    Dipnotlar: 68, 72, 73, 74
  2. Emiroğlu, Kudret ve Ahmet Yüksel. Yoldaşımız At. Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2010.

    Dipnotlar: 60
  3. Tzu, Sun. Savaş Sanatı. Çev. Adil Demir. Kastaş Yayınları, İstanbul, 2008.

    Dipnotlar: 66
  4. Ucuzsatar, Necati Ulunay. Tarih Boyunca Türk Harp Sanatı ve Stratejisi - I. Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1986.

    Dipnotlar: 61, 63, 64, 65, 67, 69, 70, 71
Dipnotlar (15)
  1. [60]

    Emiroğlu ve Yüksel, ss. 129-130.

    Kaynakça: Emiroğlu, Kudret ve Ahmet Yüksel ↗
  2. [61]

    Necati Ulunay Ucuzsatar, Tarih Boyunca Türk Harp Sanatı ve Stratejisi - I, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1986, ss. 40-41.

    Kaynakça: Ucuzsatar, Necati Ulunay ↗
  3. [62]

    Tarihçi, Sinolog.

  4. [63]
  5. [64]
  6. [65]
  7. [66]

    Sun Tzu, Savaş Sanatı, Çev. Adil Demir, Kastaş Yayınları, İstanbul, 2008, ss. 61-62.

    Kaynakça: Tzu, Sun ↗
  8. [67]
  9. [68]

    Salih Demirbilek, “Kutadgu Bilig’de At Kültürü”, Milli Folklor, Sayı 68, 2005, ss. 134-135.

    Kaynakça: Demirbilek, Salih ↗
  10. [69]
  11. [70]
  12. [71]
  13. [72]

    Demirbilek, ss. 134-135.

    Kaynakça: Demirbilek, Salih ↗
  14. [73]
  15. [74]
AKADEMİK YAZI ÜZERİNE

Fikrini gerekçesiyle paylaş.

Yazıyı paylaş

Fikirler yükleniyor…

0/2000 · Topluluk kuralları geçerlidir.