Atın evcilleştirilmesine ilişkin hususları aydınlatmak bir hayli zordur. Literatürde hâkim olan görüş atın evcilleştirilmesinin Avrasya yahut Asya bozkırlarında gerçekleştiğidir. Bununla birlikte Avrupa’da atın hangi dönemde evcilleştirildiğine dair belirsizlikler mevcuttur. Yine de M.Ö. dördüncü bin yılda Avrasya coğrafyasındaki vahşi hayvanların, Avrupa’daki evcilleştirilmiş hayvanlarla kaynaşması sonucunda atların evcilleşme sürecine girdiği söylenilebilir[104].
Atın Avrupa’da evcilleştirilmesine ilişkin net çıkarımlar yapılamasa da onun Avrupa’daki öneminin bir hayli fazla olduğu söylenilebilir. Nitekim uzun mesafeler arası hareketlilikte en etkili unsur olduğundan dolayı at, birçok kültürde mühim bir yer edinmiştir. Muhtelif mitolojilerde ve efsanelerde atın büyük bir yer edinmesi, bu durumun göstergesidir. En bariz gösterge, Yunan mitolojisindeki Pegasus’un varlığıdır. Mitolojiye göre atın yaratıcısı Poseidon’dur. Pegasus da Poseidon’un oğludur ve gökyüzünde kanatlarıyla uçan bir at görünümündedir.
Pegasus, Perseus’un yardımcısı olarak bilinir. Efsaneye göre yılan-başlı Medusa’nın kafasını kestikten sonra Perseus, Pegasus vasıtasıyla Argon şehrini kurtarmaya uçarak gider. Kenti yok etmek üzere olan dev deniz canavarı Ketus’u Medusa’nın kesik başı ile taşa çevirerek mağlup eder. Bir diğer anlatıda; Perseus, Medusa’yı öldürdükten sonra Medusa’dan doğmuştur. Üçüncü bir varyasyonda ise antik Yunan’ın bir diğer büyük kahramanı olan Bellerophon’a tanrılar tarafından, onun görevlerinde yardımcı olması için verilir[105].
Pegasus, mitolojilerde veyahut efsanelerdeki atlardan yalnızca birisidir. Onun dışında Binbir Gece Masalları, Canterbury Hikayeleri ve Yahudi halk masallarında Pegasus’a benzer uçan atlar bilinmektedir[106]. Ayrıca Kuzey Cermen/İskandinav mitolojilerinde de uçan atlar görülmektedir[107].
Kelt Mitolojisi’nde de ata önem verilmiştir. Kelt inanışlarına göre at, anneliğin, bereketin ve doğurganlığın bir sembolüdür. Tanrıça Epona, at ile ilişkilendirilir. Epona, Galce kökenli bir kelime olan ve at anlamını taşıyan epos kelimesinden türemiştir. Tanrıça, yüksek bir atın üzerine binmiş bir şekilde tasvir edilir ve atların koruyucusu olarak kabul edilir. Aynı zamanda sadece insan doğumlu değildir, at-insan karışımı olan bir varlıktır[108].
Atın çeşitli mitolojilerde yer edinmesinin sebebi, şüphesiz ki onun sosyal hayattaki etkisinden kaynaklanmaktaydı. Nitekim insanlar uzun mesafeleri kat edebilmek ve yüklerini taşıyabilmek için atlardan faydalanmaktaydılar. Dolayısıyla at, insanın en önemli yardımcısı haline gelmekteydi. Bu durum, milattan sonraki yüzyıllarda atın kullanımını fazlasıyla arttırdı. Hatta muhtelif at türleri arasında belirginliklerin keşfedilmesine dahi yol açtı. Örneğin IV. Yüzyılın yazarlarından olan Vegetius Publius Renatus, eserinde ordunun kullanımı için en uygun atlar hakkında çıkarımlarda bulunmuştu. Ona göre askeri amaçlarda kullanılabilecek mütenasip atlar, Hun, Thüringen, Burgonya ve Frizya atlarıydı. Ayrıca Hun atlarının detaylı bir tanımını yapmıştı[109].
V. yüzyılın sonunda Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından, 400 bin kilometreden fazla karayolundan oluşan geniş yol ağını kontrol edebilmek için merkezi bir güç kalmamıştı. Bu uzun yollar yavaş yavaş bozulmaya mahkûm edildi. Yollar üzerindeki muhtelif konaklama ve at değişim bölgeleri önemini yitirdi. Bu bölgeler de yollar gibi zaman içerisinde terk edildiler. Böylelikle, bazı istisnalara rağmen, Orta çağda Roma yollarının durumu oldukça kötüleşmişti. Bu durumun en önemli etkisi ticari hayat üzerine oldu. İnsanların ve muhtelif malların karadan dolaşımı daha az verimli hale gelmekle birlikte, artık daha fazla zaman alıyordu. At arabaları, düzenli olarak bakımı yapılmayan yollarda kolaylıkla kullanışsız hale gelebiliyordu. Yaya olarak yapılan seyahatler de bu yollarda zorlu ve oldukça zaman alıcı hüviyete bürünüyordu. Bu durumda seyahat etmek için en elverişlisi atın kullanımıydı[110].
Atın sosyal yaşantıda önem kazanmasıyla birlikte at üzerinde kullanılan teçhizatlar da zamanla gelişmeye başlamıştı. Milattan önceki dönemlerde ve milat dolaylarında gerçek anlamda bir eyerin varlığına dair kanıt yoktur. O dönemlerde ata binmek, eyersiz ya da bir yastık yardımıyla yapılıyordu. Fakat M.Ö. V. yüzyıldan itibaren daha teknolojik ve kullanışlı eyerler üretilmeye başlandı.
Atın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte Frenk hukukunda da at önemli ölçüde yer edindi. Sal Frenklerinin hukuk metinleri atlara özgü bölümleri içeriyordu. Örneğin sahibinin izni olmadan bir ata binmenin cezası 600 dinar para ödemekti[111]. Atların ve kısrakların çalınmasına dair özel bir bölüm bulunmaktaydı. Buradaki cezai müeyyideler, atın türüne göre değişiyordu. Aynı zamanda bir başkasının atını yaralamanın cezası da bu bölümde belirtilmişti ve bu, diğerlerine göre daha ağır bir yaptırımı beraberinde getiriyordu. Bir başkasının atını öldürmenin ya da yaralamanın sonucunda suçlu, 1200 dinar ödemekle mükellefti. Yine bu bölümdeki en ağır müeyyide, bir stallion (admissarium) türündeki yedi ile on iki attan oluşan sürüyü çalmaktı ki bu 2500 dinar ödemeyi zaruri bırakıyordu[112]. Sal hukukunun bir diğer bölümü, başkasına ait ölen bir atın derisini yüzmekle ilişkiliydi[113]. Sonuç olarak bu hukuk metininde atlara ilişkin böylesine spesifik bölümlerin yer alması, erken dönem Frenklerde ata verilen ehemmiyeti göstermektedir.
Kaynakça
Bu bölümün yayın künyesi ve metinde kullanılan dipnot kaynakları aşağıdadır.
Muhammed Avcı (2022). Haçlı Seferleri Döneminde Türk ve Frenk Süvarileri. Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü · İzmir. İlgili tez sayfaları: Basılı s. 29–31; PDF s. 38–40.
Bendrey, Robin. “From Wild Horses to Domestic Horses: A European Perspective”. World Archeology, c. XLIII, no. 1, ss. 135-157.
Dipnotlar: 104Gürçay, Serdar. “Mitolojilerde Uçan At Motifi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma”. Aydın Türklük Bilgisi Dergisi, yıl 5, sayı 8, ss. 37-54.
Dipnotlar: 105Hyland, Ann. The Medieval Warhorse from Byantium to the Crusades. Pennsylvania, 1994.
Dipnotlar: 109Keleş, Nejdet. “Kuzey Germen-İskandinav ve Türk Mitolojilerinde At Motifi”. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 29, 2017, ss. 122-142.
Dipnotlar: 107, 108Meiers, Fabienne. “Equestrian Cities: The Use of Riding Horses and Characteristics of Horse Husbandry in Late Medieval Urban Agglomerations”. The Horse in Premodern European Culture. Ed. Anastasija Ropa ve Timothy Dawson. Boston, 2019, ss. 13-26.
Dipnotlar: 110Monoghan, Patricia. “Epona”. The Encyclopedia of Celtic Mythology and Folklore. New York, 2004, ss. 157-158.
Dipnotlar: 108The Laws of the Salian Franks. Çev. ve ed. Katherine Fischer Drew. Philadelphia, 1991.
Dipnotlar: 111, 112, 113Walker, Elaine. Horse. London, 2008.
Dipnotlar: 106Warmind, Morten. “Once More the Celtic Horse-Goddess”. Proceedings of the Harvard Celtic Colloquium, c. XXXVI, 2016, ss. 231-240.
Dipnotlar: 108
Dipnotlar (10)
- [104]
Robin Bendrey, “From Wild Horses to Domestic Horses: A European Perspective”, World Archeology, Vol. XLIII, No. 1, s. 149.
Kaynakça: Bendrey, Robin ↗ - [105]
Serdar Gürçay, “Mitolojilerde Uçan At Motifi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma”, Aydın Türklük Bilgisi Dergisi, Yıl 5, Sayı 8, s. 44.
Kaynakça: Gürçay, Serdar ↗ - [106]
Elaine Walker, Horse, London, 2008, s. 47.
Kaynakça: Walker, Elaine ↗ - [107]
Nejdet Keleş, “Kuzey Germen-İskandinav ve Türk Mitolojilerinde At Motifi”, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 29, 2017, s. 136-137.
Kaynakça: Keleş, Nejdet ↗ - [108]
Keleş, ss. 50-51; Morten Warmind, “Once More the Celtic Horse-Goddess”, Proceedings of the Harvard Celtic Colloquium, Vol XXXVI, 2016, ss. 236-240; Patricia Monoghan, “Epona”, The Encyclopedia of Celtic Mythology and Folklore, New York, 2004, ss. 157-158.
Kaynakça: Keleş, Nejdet ↗Kaynakça: Monoghan, Patricia ↗Kaynakça: Warmind, Morten ↗ - [109]
Ann Hyland, The Medieval Warhorse from Byantium to the Crusades, Pennsylvania, 1994, s. 3.
Kaynakça: Hyland, Ann ↗ - [110]
Fabienne Meiers, “Equestrian Cities: The Use of Riding Horses and Characteristics of Horse Husbandry in Late Medieval Urban Agglomerations”, The Horse in Premodern European Culture, Ed. Anastasija Ropa, Timothy Dawson, Boston, 2019, s. 13.
Kaynakça: Meiers, Fabienne ↗ - [111]
The Laws of the Salian Franks, Trans. and Ed. Katherine Fischer Drew, Philadelphia, 1991, s. 206.
Kaynakça: The Laws of the Salian Franks ↗ - [112]
The Laws of the Salian Franks, s. 100.
Kaynakça: The Laws of the Salian Franks ↗ - [113]
The Laws of the Salian Franks, s. 125.
Kaynakça: The Laws of the Salian Franks ↗

Fikirler yükleniyor…