Çağımızın Sorunu: Sosyal Yanılsama Nedir? Sosyal Yanılsamalarla Nasıl Başa Çıkabiliriz? - NovaSofya

Çağımızın Sorunu: Sosyal Yanılsama Nedir? Sosyal Yanılsamalarla Nasıl Başa Çıkabiliriz?

Sosyal yanılsamalar, bir kişinin gerçekliği algılama, yargılama ve anlama şeklini etkileyen yanlış inançlar veya varsayımlardır. Bu yanılsamalar, bir kişinin kendisi, başkaları veya dünya hakkındaki algılarını, inançlarını ve davranışlarını etkileyebilir. Sosyal yanılsamaların ana sebepleri ise bilişsel olarak bireyin kendini kısıtlaması alışılmışın dışına çıkamaması, bilgisel eksiklik, duygusal etkiler, sosyal çevre baskısı ve bireyin karar vermesinde etkisi, kendini gerçekleştirme paradoksu yani insanın artık kendini her şeye ön yargı ile bakması olarak kısaca özetleyebiliriz.

Örneğin, tamamı politik olarak muhaliflerden oluşan bir grubun içerisinde muhalif olmayan bir fikri savunmak savunan kişi adına oldukça zor bir durumdur. Dolayısıyla kişiler ortamlarından dışlanmamak ve daha fazla benimsenmek adına içerisinde bulunduğu grubun inandığı ve savunduğu fikirleri bilinçli ya da bilinç dışı bir şekilde benimsemek durumunda kalır. Bu bir süre sonra bilinçli bir şekilde başta karşı olduğu fikrin fanatik bir şekilde savunmasına kadar ileri gidebilir.

Bir örnek daha verecek olursak günümüz dünyasında sosyal medya hayatımızın her anında yer almaktadır. Bilginin bu derece hızlı yayılması hayatımıza büyük kolaylık katsa da bireyler üzerinde ve gelişiminde son derece etkiye sahiptir. Amerika’da ortaya çıkmış bir moda akımı bir anda Türkiye’de moda akımına yol açıyor, bir süre önce anormal olarak görülen bir kıyafet adeta herkesin benimsediği bir moda gerçekliği haline gelebiliyor. Hatta o derece ki insanların fotoğraflardaki poz vermesine, ya da bu pozları verirken düne kadar anormal olarak görülen bir başka yanılsamanın yıkılıp yerine başka bir yanılsama getirmesine kadar etki edebiliyor.

Sosyal yanılsamaların birçok çeşidi vardır. Bazıları, önyargı, stereotip ve ayrımcılık gibi toplumsal sorunlara yol açabilirken, diğerleri, insanların kendilerine veya başkalarına karşı yargılamalarını veya değerlendirmelerini etkileyebilir.

Örneğin, bir kişi kendisini başarısız hissettiği bir durumda, genellikle bu başarısızlığı sürekli olarak tekrar ettiği bir döngüye dönüştürebilir. Bu kişi, kendi yeteneklerine ve potansiyeline ilişkin yanılsamalı bir inanç geliştirebilir ve kendisine zarar veren bir dizi davranışa yol açabilir.

Diğer bir örnek, insanların başkalarını hızlıca yargılamasına neden olan önyargı ve stereotiplerdir. Önyargılı biri, diğer insanları, fiziksel özellikleri, dinleri, kültürleri veya diğer farklılıkları nedeniyle hızlıca yargılayabilir. Bu tür yanılsamalar, toplumsal eşitsizliklere, ayrımcılığa ve insanların birbirleriyle etkileşimlerini zorlaştırabilir.

Sosyal yanılsamaların nedenleri oldukça karmaşıktır. Bunlar, kişinin kendine, başkalarına veya dünyaya yönelik algılarını şekillendiren birçok faktörden kaynaklanabilir. Bunlar, kültürel, sosyal, psikolojik ve bilişsel faktörler gibi farklı alanlarda olabilir.

Sosyal yanılsamalar, bir kişinin dünyayı algılama ve yargılama şeklini etkileyen yanlış inançlar veya varsayımlardır. Bu yanılsamalar, insanların kendilerine veya başkalarına karşı yargılamalarını veya değerlendirmelerini etkileyebilir. Bu nedenle, sosyal yanılsamaların farkında olmak ve bunlarla mücadele etmek önemlidir.

İnsanlar genellikle önceden var ettikleri yanılsamalar üzerinden, bilişsel kısayollar veya “zihinsel kısayollar” kullanarak hızlı ve kolay bir şekilde kararlar verirler ve bu kısayollar bazen yanıltıcı olabilir.

Bunlara örnek olarak yaygın olan bazı yanılsamalar:

  1. Onaylama yanılsaması: Kişinin önceden sahip olduğu inançları doğrulayan kanıtlara daha fazla değer vermesi ve bu nedenle farklı görüşleri göz ardı etmesi.
  2. Grup düşünmesi: Kişinin ait olduğu gruptaki diğer insanların inançlarına uyum sağlaması ve bu nedenle farklı görüşleri kabul etmesinin zor olması.
  3. Beklenti yanılsaması: Kişinin önceden sahip olduğu inançlar nedeniyle, beklediği sonuçları görmeye daha yatkın olması ve bu nedenle farklı sonuçları göz ardı etmesi.
  4. Doğrulama yanılsaması: Kişinin sadece kendi inançlarını doğrulayan bilgilere ve kanıtlara odaklanması ve farklı görüşleri dışlaması.
  5. Duygusal yanılsama: Kişinin duygularının, inançlarının oluşmasına veya sürdürülmesine katkıda bulunması ve bu nedenle gerçekleri görmezden gelmesi veya değiştirmeye çalışması.
  6. Negatif etki yanılsaması: Kişinin olumsuz bir olay veya durum hakkındaki inançlarının, o olayın gerçekleşme olasılığını artırması veya azaltması.

Tversky ve Kahneman’ın “Belirsizlik Altında Karar Verme: Özyapay Zeka ve Önyargılar” adlı makalesi, insanların karar verme sürecinde kullandıkları önyargılar ve yanılsamalar üzerine yoğunlaşmaktadır. Makale, insanların belirsizlik altında karar verirken kullandıkları özyapay zekalarının, karar verme sürecindeki önemli hatalarına dikkat çeker.

Makale, insanların belirsizlik altında karar verirken sıklıkla kullandıkları önyargılar ve yanılsamalar üzerine birçok örnek sunar. Bu örnekler arasında, temsilcilik heuristiği, öncül yanılsaması ve azınlık yanılsaması gibi kavramlar yer almaktadır.

Temsilcilik heuristiği, insanların bir olayın ne kadar olası olduğunu, o olayın ne kadar benzer olaylarla ilişkili olduğuna dayanarak tahmin ettiğini belirtir. Öncül yanılsaması, insanların daha önce öğrendikleri bilgileri, yeni bilgileri anlamakta kullanması nedeniyle oluşur. Azınlık yanılsaması ise, nadir olayların olasılıklarının aslında göründüklerinden daha yüksek olduğuna ilişkin bir yanılsamadır.

Daniel Kahneman’in “Thinking, Fast and Slow” adlı kitabı, insanların düşünme süreçlerini ve bu süreçlerdeki önyargıları ve yanılsamaları ele alır. Kitap, insanların düşünme süreçlerini iki sisteme ayırdığını belirtir: hızlı ve otomatik düşünme sistemi ile yavaş ve çaba gerektiren düşünme sistemi.

Kitap, insanların düşünme süreçlerindeki önyargı ve yanılsamaları açıklar ve bu önyargıların nasıl kaçınılabileceğine ilişkin stratejiler sunar. Kahneman, insanların düşünme süreçlerinde kullandıkları hızlı düşünme sisteminin bazı durumlarda doğru sonuçlar veremeyeceğini belirtir. Bu durumlarda, insanların yavaş ve çaba gerektiren düşünme sisteminin kullanımına ihtiyaç duyduklarını belirtir. İnsanların hızlı düşünme sistemlerindeki önyargıların ve yanılsamaların farkına varmalarına yardımcı olur ve yavaş düşünme sistemini kullanarak daha doğru kararlar almalarına yardımcı olabilecek stratejiler sunar.

Kahneman insanların düşünme süreçlerindeki önyargılarını belirlemek için kullanabilecekleri bazı araçlar da sunar. Bu araçlar arasında, kontrol grubu oluşturma, farklı uzmanların görüşlerini toplama ve çelişkili verileri araştırma yer alır.

Sosyal Yanılsamalardan Nasıl Kurtuluruz?

Sosyal yanılsamanın ne olduğundan ve üzerine yapılan çalışmalardan bahsettik. Peki bu yanılsamaları nasıl aşabiliriz? Bu konuda birden fazla seçenek mevcut olup bu yanılsamaların üstesinden gelmek mümkündür. Şimdi bunlara değinelim.


Kendinizi Sorgulayın!

Kendi inançlarınızı ve kararlarınızı sorgulayarak başlayın. Farklı perspektiflerden bakmayı deneyin ve karşı argümanları dikkate alın.

Kanıta Dayalı Düşünün!

Kararlarınızı, kanıt ve gerçeklere dayanarak alın. Farklı kaynaklardan bilgi toplayın ve bu bilgileri analiz ederek en doğru sonuçlara ulaşın.

Grup Düşüncesinden Kaçının!

Grup düşüncesinden kaçınarak, kendi fikirlerinizi bağımsız bir şekilde oluşturun. Farklı görüşleri dinleyin ve tartışın, ancak son kararı bağımsız olarak verin.

Duygusal Etkileri Azaltın!

Duygusal etkileri azaltarak, daha objektif kararlar alabilirsiniz. Duygusal tepkilerden kaçının ve karar verirken mantığınızı kullanın.

Farkındalık Geliştirin!

Kendi yanılsamalarınızın ve diğerlerinin yanılsamalarının farkında olun. Bilinçli olarak yanılsamalarınızı sorgulayın ve düşüncelerinizi yeniden değerlendirin.

Açık Fikirli Olun!

Açık fikirli olun ve farklı perspektifleri anlamaya çalışın. Kendi fikirlerinizi yeniden değerlendirmeye açık olun ve farklı görüşleri kabul edin. Sosyal yanılsamaların üstesinden gelmek için, kişilerin önyargı ve stereotipleri fark etmeleri ve bunlarla mücadele etmeleri önemlidir. Ayrıca, kişinin kendisi hakkında gerçekçi bir görüşe sahip olması, başkalarını anlamaya ve onlarla iletişim kurmaya çalışması da önemlidir.

Sonuç olarak sosyal yanılsamaların üstesinden gelmek, düşüncelerimizi sorgulamak ve açık fikirli olmakla başlar. Kendimize ve diğerlerine karşı dürüst olmak, objektif bir şekilde düşünmek ve kanıta dayalı kararlar almak, daha doğru kararlar almamıza yardımcı olabilir.

Bir yanıt yazın