İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kahve Kültürünüz Var Mı?

 

Dünya’nın 8. Harikası olan kahveye çoğumuz bağımlı, çoğumuz hayran, bazılarımız da uzağız. Fakat meraklıları ve severlerinin bileceği gibi kahvenin bir tarihçesi ve kendine has bir kültürü var. Bugünkü yazımızda birkaç tarihsel bilgi, biraz kahve kültürü ve bir tane de kahve önerisine değineceğiz. Bakalım kahve hakkındaki bilgileriniz doğru mu?

Öncelikle kahvenin kültürüne değinmek istiyorum. Günümüzün sosyete kafeleri, zincir lokasyonlar ve benzeri işletmeler aslında bizim kültürümüze ait bir öge. Kahvehanelerden bahsediyorum aslında. Her köyde, yerleşkede, gözünüzün görebildiği herhangi bir yerde halkımızın senelerdir oturup çaylarını/kahvelerini yudumladıkları, dertlerini paylaştıkları, oyun oynayıp eğlendikleri, stres atıp stres kazandıkları yerlerden bahsediyorum. 16. yüzyıl Osmanlı dönemine tekabül ediyor kahvehaneler. Özenle çekilmiş Türk kahvesini yudumlayan Osmanlı tebaasını gören Batı da durur mu, yapıştırmış cevabı: ‘’Siz sosyalleşmek için kullanıyorsanız kahveyi, biz artist ve entelektüel tarafımızı göstermek için toplanır da içeriz!’’.

Bir Osmanlı Kahvehanesi

İşte böyle de Batı’nın kahvesi başlıyor. 17-18. yüzyıllarda Londra’da patlayan bir kahvehane trendiyle İngiliz artistleri, yazarları, politikacıları, genel olarak şehrin sosyal kişilikleri toplanıp birbirlerini eleştirip övüyorlardı. Bir yandan kahvelerini de yudumlamayı unutmuyorlardı. 19. yüzyılda da Viyana’da patlayan bir kahve evi, Viyana Kahve Evi, kendi iç kültürünü oluşturdu ve kısa bir süre içinde etkisini Merkezi Avrupa’ya yaymayı başardı.

ABD’nin kahve kültürü daha da bir günümüzün kültürü desek doğru olur: hızlı bir Wi-Fi bağlantısı, Macbook üzerinden çalışma sert ve şekersiz ya da soya sütlü, badem sütlü, laktozsuz, yağsız, artık canları nasıl istiyorsa öyle söyledikleri bir kahve. Bir de işte şu her tarafta gördüğümüz zincir lokasyonlar. Senden bahsediyorum Starbucks.

Japonya’da bir Starbucks

 Kahve kültürü ülkeden ülkeye, bazen aynı ülke içindeki şehirden şehire bile değişmektedir. İtalya’da kendi kahvelerine olan sevgi ve bağımlılıktan dolayı yaklaşık 11 tane olan Starbucks sayısı, Türkiye’de 530, Japonya’da 1464, şirketin çıkış noktası olan ABD’de kendi yönettikleri ve lisans verdikleri lokasyonların sayısı 15328 dükkân! Hatırlatmak isterim ki, 2020 senesinde dünya çağında 32660 açık lokasyon vardı. Neredeyse yarısı ABD’de demektir bu.

İşin kahvehane kısmı böyle. Peki nerede yetişir bu çekirdekler?

Dünya’nın sayılı noktalarında en kaliteli kahve çekirdeklerini bulabilirsiniz. Ekvator çizgisini takip ederseniz bu yerlerin çoğunu bulabilirsiniz. Bunlardan tanıyıp bildiklerinizden bazıları Etiyopya, Brezilya, Madagaskar, Hindistan, Küba, Haiti ve Yemen diyebiliriz. Tahmin edebileceğiniz üzere farklı bölgelerde yetişen kahve çekirdeklerinin tatları, yoğunlukları farklı dolayısıyla birbirinden farklı da oluyor, lakin kahve çekirdeklerini iki ana başlık altında toplamak da mümkündür.

Biz kahve severler olarak iki ana kahve türünden tüketiyoruz sayın okurum: Arabica ve Robusta. Arabica türünün yüzlerce alt türü bulunurken Robusta türleri sayılıdır. Dünya çapında yetiştirilen ve tüketilen kahvenin çoğu, daha lezzetli bir kahve ürettiği için Arabica ailesinden gelmektedir. İlk Arabica kahve çekirdeği fabrikası, dünya kahve üretiminin yarısının geldiği Etiyopya’da keşfedilmiştir. Arabica çekirdekleri, fincanda daha fazla komplekslik ve tatlılık tespit edilebilen yüksek kaliteli tatlar ve aromalarla bilinir. Robusta türleri ise, daha az şeker bileşiği içeren daha küçük çekirdeklerdir ve Robusta kahvelerinin daha topraksı, acı tatlar almasına ve daha fazla kafein içeriğine sahip olmasına neden olur. Robusta’nın yetiştirilmesi Arabica’dan çok daha kolaydır, bu yüzden daha ucuz bir kahve çekirdeğidir. Düşük fiyat noktası, Robusta’nın kullanımının genellikle hazır kahve gibi ticari sınıf ürünlere indirgenmesinin nedenidir.

Kahve Meyveleri

Birkaç tane de ilginç bilgi verelim ve kahve önerimize geçelim:

  • Bitkinin büyümesi ve kahve çekirdeklerinin tadı, iklim, yükseklik, toprak tipi ve tohum çeşidi gibi birçok faktörden etkilenir.
  • İyi bir biçerdöver, her gün yaklaşık 100-200 pound kahve kirazını toplayabilir, bu da 20-40 pound kahve çekirdeğine eşittir.
  • Kahve kirazları aynı anda olgunlaşmaz; Tüm kirazlar en yüksek olgunlukta toplanana kadar aynı bitkinin birkaç hasadı gerekebilir.
  • Çiçeklenmeden hasada kadar geçen ortalama süre yaklaşık dokuz aydır.
  • Arılar kahveyi de sever! Bal arıları, çiçeklerin nektarı ile beslenir ve bizim yaptığımız kafein ile aynı kafeini alırlar.
  • Kahvenin yetiştiği bölgeler Ektavor çizgisini takip eder. Bu kalın soyut çizgiye ‘’Kahve Kemeri’’ de denir.
  • Dünya üzerinde ham petrolden sonra en fazla ticareti yapılan üründür. Dünya çapındaki serveti 100 milyar doların üstündedir.
  • Kahvenin 1500’lü yıllarda Etiyopya’da bir keçi çobanı tarafından keşfedildiği söyleniyordu. Keçilerinin kahve kirazları yediğini gördü. Daha sonra davranışlarında bir değişiklik gözlemledi; yüksek miktarda enerji kazandılar ve geceleri uyumadılar. Çoban, bulgularını yerel rahiplerle paylaştı. Kahve çekirdeklerinden kendi içkilerini yaptıktan sonra, bütün gece ayakta kalıp dua edebileceklerini fark ettiler. Sözler diğer Etiyopyalı keşişlere yayıldı ve kısa süre sonra medeni dünyanın her yerine ulaştı.
  • Brezilya, atletlerini 1932 Olimpiyatları için Los Angeles’a göndermeyi göze alamazdı, bu yüzden hükümet onları seyahatlerini finanse etmek için yolda satılan kahve dolu bir gemiyle gönderdi.
  • Kahve, Etiyopya’daki ilk ortaya çıkışından çok kısa bir süre sonra 1511’de Mekke’de yasaklandı. Radikal düşünceyi ve tembelliği uyardığına inanılıyordu.

Şimdi gelelim kahve tarifimize. Dalgona kahvesi. Belki de sosyal medyada görmüşsünüzdür. Güney Kore’den çıkma, kısa süreli de olsa dünya çapında trend olmuş bu kahveyi evde de yapabileceğiniz gibi dışarıda da bulmanız mümkün, fakat ben ülkemizde satıldığını görmedim henüz. Deneyin, beğenirseniz gerçekten de sevebilirsiniz.

DALGONA KAHVESİ MALZEMELERİ

4 yemek kaşığı granül kahve

4 yemek kaşığı toz şeker

4 yemek kaşığı sıcak su

2 su bardağı soğuk süt

DALGONA KAHVESİ TARİFİ

Kahve ve şekeri bir kaseye alıp üzerine suyu ekleyin.

Tel bir çırpıcıyla 15 dakika kadar ara vermeden çırpın. (Dilerseniz mikser kullanabilirsiniz.)

Bu sürenin sonunda kahveniz açık renkli ve krema gibi koyu kıvamlı bir hal alacak.

Kahvenizi servis edeceğiniz bardaklara birkaç küp buz koyun.

Sütü bardaklara bölüştürün.

Üzerine kahve kremasını da ekleyip buz erimeden servis edin.

Kahve işte böyle bir içecek. Bazıları için bir entelektüellik sembolü, bazılarının içmeden uyanamadığı ilaç, bazıları için de bir kültür, trend. Bir de şunu hatırlatayım, Osmanlı döneminde tuzlu ya da acı kahvenin istemeye gelenlere ikram edilmesinin sebebi, istenilen tarafın bu yeni ilişkiye razı olmadığını belirtmek için servis edilirdi. Aksine, gerçekten istenilen bir ilişki olursa kahve şerbet gibi tatlı olurdu. Ne ara, ne zaman damatlara bir işkence unsuru haline geldi bilmiyorum fakat lütfen siz de etrafınızdakileri bilinçlendirin, yeni damat adaylarına eziyet olmasın.

Bir kahvesever ve gelecekte bir gün damat adayı, Mert Onar

https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=25811749

https://en.wikipedia.org/wiki/Coffee_bean

https://en.wikipedia.org/wiki/Coffee_culture#:~:text=Coffee%20culture%20is%20the%20set,as%20a%20widely%20consumed%20stimulant.

https://financesonline.com/number-of-starbucks-worldwide/#:~:text=How%20many%20Starbucks%20are%20there,doubled%20in%20the%20last%20decade.

https://www.agiboo.com/16-interesting-facts-about-coffee/

https://theroasterie.com/coffee-101-what-does-a-coffee-plant-look-like/#:~:text=Most%20of%20the%20world’s%20coffee,that%20grows%20from%20these%20plants.

https://www.kahvve.com/osmanlida-kahvehaneler-4591/

https://livejapan.com/en/in-tokyo/in-pref-saitama/in-saitama_suburbs/article-a0002443/

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.