İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Beyaz Perdenin Kadın Dostlukları: Kadınların Arkadaşlığını ve Dayanışmasını Yansıtan 15 Film Önerisi

 

15.  Now and Then (Bağlılık Yemini) (IMDb: 6,8)

 


Çocukluklarını birlikte geçirmiş dört yakın kız arkadaş Chrissy, Roberta, Samantha ve Teeny yıllar sonra Chrissy’nin hamile olmasının vesilesiyle bir araya gelirler. Aradan geçen yıllarda çok farklı yerlere savrulmuş ve farklı yönlere sapmış dört kadın, çocukluklarında birlikte geçirdikleri bir yazı yâd ederek bugünlerini aydınlatmaya çalışırlar. Film daha çok dört arkadaşın çocukluk dönemlerinde geçirdikleri bu yaza odaklanır. Büyüme öykülerini seviyorsanız bu film sevimli hikâyesiyle doğru bir tercih olabilir.

 

14.Mujeres al Borde de un Ataque de “Nervios” (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) (IMDb: 7,6)

 

 

Filmlerinde ön plana çıkardığı kadın karakterleri ve bu karakterleri yaratma konusundaki başarısıyla ün salmış İspanyol yönetmen Pedro Almodovar ve kendi filmografisi içerisinde nispeten az bilinen eğlenceli filmi 1988 yapımı “Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar”, Almodovar sinemasının çoğu karakteristik özelliğini bünyesinde barındırıyor. Film, her an seyirciyi şaşırtabilen sürprizlerle dolu karakterleri ile oldukça keyifli bir seyir tecrübesi vaat ediyor. Birbirinden nefret etmek ile birbirine destek olmak arasında devamlı vites kıran sinir krizinin eşiğindeki karakterleri, gencecik bir Antonio Banderas’ı, bir yandan tedirgin ederken bir yandan eğlendiren komik kördüğümleri olan bu kırmızı filme mutlaka şans verin!

 

13. Sukkar Banat (Karamel) (IMDb: 7,1)

 

Geçtiğimiz yıllarda “Kefernahum” ile adından sıkça söz ettiren başarılı yönetmen Nadine Labaki’nin ilk uzun metrajlı filmi olan 2007 yapımı Karamel; birbirinden farklı hayalleri ve yaşantıları olan beş kadının aşklarını, nefretlerini, acılarını, kahkahalarını Beyrut’taki bir güzellik salonu bağlamında ele alıyor. Farklı kuşaktan kadınları da ortak meseleler ve bir güzellik salonu üzerinde buluşturan film, kadın karakterler arasındaki paylaşımı başarılı biçimde ekrana yansıtıyor. Ayrıca başroldeki güzeller güzeli kuaför Layale de, yönetmen Nadine Labaki’den başkası değil.

 

12. Beaches (Kumsaldaki Şarkı) (IMDb: 7,0)

 

Garry Marshall tarafından yönetilen 1988 yapımı filmde Atlantic City’de ailesiyle kaldığı otelin yolunu kaybeden kız çocuğu Hillary, plajda çaresizce dolaşırken Cecilia adında bir başka kız çocuğuyla karşılaşır. O gün biraz vakit geçirip birbirlerini çok seven ikili, mektuplaşarak arkadaşlıklarını devam ettireceklerine dair söz verirler. Ne kadar uzak olurlarsa olsunlar mektuplaşarak irtibatta kalmayı başarırlar. Yıllar geçer; Cecilia ünlü bir aktris ve şarkıcı olma yolundadır, Hillary ise başarılı bir avukattır. Yıllar sonra bir araya gelen iki sıkı dostun arkadaşlıkları çok büyük sınavlardan geçecektir. Filmde iki karakterin yıllara serpilen dostluğunun yanında bireysel hayat hikâyeleri de samimi bir biçimde aktarılmıştır.

 

11. Et maintenant on va où? (Peki Şimdi Nereye?) (IMDb: 7,5)

 

 

Bir Nadine Labaki filmi daha…2011 yapımı “Peki Şimdi Nereye?” filmi Lübnan’da Müslüman ve Hristiyan insanların bir arada yaşadığı sakin bir köyü konu almaktadır. Dışarıdan gelen dinî çatışma haberlerinin de etkisiyle köyde huzursuz bir kutuplaşma havası oluşur. Karşılıklı şiddet eylemlerine kadar varan bu rahatsız edici atmosfer kadınların dayanışma dolu pratik yöntemleri ile bastırılmaya çalışılır. Nadine Labaki; bu film ile savaşın anlamsızlığı ve yarattığı yıkım üzerine düşündürücü bir film çekmekle kalmıyor, kadınların zekâ dolu anlık çözümleri ile seyirciyi gülümsetmeyi de başarıyor. Film her türlü şiddet eylemine ve dinî kutuplaşmaya karşı, farklılıklara saygı duyma ve dayanışma olgusunu kendine has hümanist bir üslupla öğütlüyor.

 

10. Suffragette (Diren!) (IMDb: 6,9)

Kadrosunda Meryl Streep, Carey Mulligan, Anne-Marie Duff ve Helena Bonham Carter gibi yıldız oyuncuları barındıran 2015 yapımı tarihi drama filmi “DİREN!”, erkeklerle eşit haklara sahip olabilmek ve oy kullanmak isteyen kadınların hükümetin gitgide acımasızlaşan müdahalelerine karşı verdiği direnişin öyküsüdür. 1900’lerin İngiltere’sinde geçen ve önemli bir tarihi başkaldırışa ışık tutan bu filmin en belirgin özelliği, odak noktasına oldukça pasif bir karakteri oturtarak onun bilinçlenme ve mücadeleye katılma sürecine seyirciyi ortak edebilmesidir. Bu süreç, pasif karakterin mücadelenin anahtar isimlerinden birine dönüştüğü uzun bir yolu kapsar. Film akıllara Dünyaya gözlerini açan her küçük kızın, ağabeyleri ile eşit şansa sahip olacağı zamanlar için savaşıyoruz.”  repliği ile kazınmıştır.

 

9. Me Without You (Sensiz Olmaz) (IMDb: 6,9)

 


Sandra Goldbacher’in yönettiği 2001 yapımı “Me Without You”, çocukluktan beri arkadaş olan iki genç kızın zaman içerisinde değişerek farklı yönlere savruluşunu gerçekçi bir biçimde anlatıyor. Zaman içerisinde arkadaşlıklarını test eden birçok olay yaşayan ve tamamen birbirine zıt kişilikler hâline gelen ikili, aralarındaki tüm mayınlara rağmen, arkadaşlıklarını korumayı başarabilecek midir?
Listedeki çoğu filmden farklı olarak dostluğun sıcak ve samimi yüzünden ziyade acımasız tarafını gözler önüne seren film; Holly ve Marina’nın aşk, kıskançlık, dostluk, nefret ve gençlik ile sarmalanmış yıllara yayılan dostluğunun yalın bir portresini sunuyor.

 

8. The Help (Duyguların Rengi) (IMDb: 8,0)

 


Hollywood’un daha önce defalarca işlediği bir tema olan ‘ırkçılık’ ekseninde, tutarlı öyküsü ve istikrarlı kurgusu ile hem anlattığı dönemi başarıyla betimleyen, hem haksızlıkları güçlü bir biçimde eleştiren, ırkçılık karşıtlığını ve kadın dayanışmasını sentezleyen 2011 yapımı “The Help”; aynı zamanda klişe konuların çevresinde turlar atarken sıra dışı şekilde parlamayı da başarmış bir film. Bu filmde, üç kadının gizli bir yazarlık projesi kapsamında yaptıkları röportajlar ile gelişen dostlukları ve dayanışmaları, hedeflediklerinden çok daha büyük şeylere vesile olacaktır.

 

7.  Thelma & Louise (IMDb: 7,5)

Özellikle yol öykülerini sevenlerin başucu filmlerinden olan 1991 yapımı Thelma and Louise; tekdüze hayatından bıkmış usanmış asi Louise ve baskıcı kocası tarafından suiistimal edilen mutsuz ev kadını Thelma’nın kafa dağıtmak için çıktıkları bir hafta sonu tatilinin nasıl bir macera ve felaket zincirine dönüştüğünü konu alıyor. Ayrıca filmde Brad Pitt de düzenbaz ama sempatik bir kovboy rolüyle arz-ı endam ederek küçük bir rolü olmasına rağmen gönüllerde taht kuruyor. Birbirlerinden çok farklı karakterlerdeki Thelma ve Louise’nin yer yer güldüren, yer yer hüzünlendiren etkileyici yol ve dayanışma hikâyesi kesinlikle izlenmeye değer!

 

6. Roma (IMDb: 7,7)

Usta yönetmen Alfonso Cuarón tarafından yönetilen ve 2018’in gözde filmlerinden olan Roma, 1970’lerin başında Mexico’daki Roma mahallesinde siyasi ve sosyal açıdan kargaşalı bir ortam sürerken, ortak acılar çevresinde birleşen farklı sınıftan iki kadının birbirlerine destek olma hikâyesini anlatıyor.  Film, Venedik Film Festivali’nde prömiyer yapmış ve En İyi Film dalında Altın Aslan ödülü kazanmıştır. Ayrıca film, 2019 Oscar Töreninde en iyi film dalında favorilerden biri olarak görülmesine karşın ödülü Green Book’a kaptırmıştır.

“Yalnızız. Ne derlerse desinler, biz kadınlar hep yalnızız.”

 

5. Iron Jawed Angels (Demir Çeneli Melekler) (IMDb: 7,5)

 

Katja Von Garnier tarafından yönetilen 2004 yapımı “Demir Çeneli Melekler” filmi; Amerika’da 1900’lerin başlarında oy hakkı için canları pahasına mücadele veren kadınların öyküsünü, kadın hakkı aktivistleri Alice Paul ve Lucy Burns’un gerçek hikâyelerine dayandırarak aktarmıştır. Filmde Alice Paul’u Hilary Swank; Lucy Burns’u ise Frances O’Connor canlandırmıştır. Filmi izlerken karakterlerin dayanışma ruhuna ve direngenliğe hayran kalmamak elde değildir. Çok zor koşullarda erkek egemen toplum ve politika karşısında cesurca savaşmış kadınların etkileyici hikâyesine bir nebze de olsa tanıklık edebilmek için, bu film çok doğru bir tercih olacaktır.

 

4. The Stoning of Soraya M. (Soraya’yı Taşlamak) (IMDb: 8,0)

 


Kadın dayanışması denildiğinde unutulmaması gerekilen filmlerden biri de Cyrus Nowrasteh tarafından yönetilen 2008 yapımı “Soraya’yı Taşlamak” tır. Gerçek bir recm olayına dayanan bu filmde; recm vahşetiyle karşı karşıya kalan ve herkesin sırtını çevirdiği Soraya’nın hikâyesi ile yeğeni Soraya’ya yapılanları tüm dünyaya duyurmak isteyen Zahra’nın hikâyesi paralel bir işleyiş gösterir. Bütün acımasızlığın, caniliğin ve haksızlığın karşısında ayakta kalmaya çalışan Soraya ve Soraya’ya destek olmak için elinden geleni ardına koymayacak Zahra’nın nefes kesici mücadelesini mutlaka seyretmelisiniz.

 

3. La Vie Rêvée des Anges (Meleklerin Düş Yaşamı) (IMDb: 7,4)

 

Fransız yönetmen Erick Zonca tarafından yazılan ve yönetilen 1998 yapımı “Meleklerin Düş Yaşamı” filmi, kıyıda köşede kalmış bir bağımsız sinema hazinesidir. Zıt karakterlere sahip olan Isa ve Marie’nin yalın bir yaşama tutunma mücadelesi içerisindeyken tanıştıkları ve dost oldukları filmde, Marie’nin varlıklı bir erkek ile ilişki yaşamaya başlaması ile iki genç kız arasındaki arkadaşlığın seyri değişir. Hayattan beklentileri ve meselelere bakış açıları arasında uçurum oluşmaya başlayan ikili, bir yandan da günlük hayatın telaşlı akışı içerisinde sakince kendilerine bir yol çizmeye çalışmaktadırlar. Gerek iki genç kız arasındaki arkadaşlık açısından gerek de genç kızların çevreyle ve hayatla mücadelesi açısından son derece basit ama çarpıcı bir işleniş söz konusudur. Filmin başından sonuna kadar hiç vazgeçilmeyen sade ve gerçekçi tavır, filmin en büyük alametifarikasıdır.

 

2. Fried Green Tomatoes (Kızarmış Yeşil Domatesler) ( IMDb: 7,7)

 

Jon Avnet tarafından yönetilen 1991 yapımı “Kızarmış Yeşil Domatesler”, iki kadın arasındaki dostluğun en sıcak ve samimi şekilde anlatıldığı filmlerden biridir kuşkusuz. Bu film hem ağlatmayı, hem de kalbi ısıtmayı bilir. Bittiğinde yüzde küçük bir tebessüm bırakır. Idgie ve Ruth isimli birbirinden çok farklı iki kadının benzersiz dostluğunu huzurevinde tanışıp arkadaş olan yaşça daha büyük iki kadının hikâyesiyle paralel bir örgüde işleyen “Kızarmış Yeşil Domatesler”, içten ve akılda kalıcı bir filmdir.

 

1. 4 Luni, 3 Saptamâni si 2 Zile (4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün) (IMDb: 7,9)

Cristian Mungiu tarafından yönetilen 2007 yapımı film, Çavuşesku rejiminin son dönemlerinin Romanya’sında geçer. Film, yurtta oda arkadaşı olan iki üniversite öğrencisi Otilia ve Gabita’nın bir gününe odaklanır. Hem de hayatlarının en zor gününe!
Gabita hamiledir ve o dönem Romanya’da kürtaj yasaktır. Çözümü illegal yollarda aramak zorunda kalan Gabita ve Otilia’yı korkunç bir gece beklemektedir. İki genç kızın olağanüstü dayanışması bir yana, film kürtaj yasağı bağlamında dönemine nitelikli bir eleştiri de getirmektedir. Her açıdan çok sade, her açıdan çok gerçekçi ve her açıdan çok çarpıcı olan bu film mutlaka izlenmelidir. Ayrıca film, 2007’de Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nün sahibi olmuştur.

 

BONUS: Life Partners (Hayat Arkadaşları)  (IMDb: 6,2)

Susanna Fogel tarafından yönetilen 2014 yapımı filmde, zamanlarının çoğunu birlikte geçiren ve uzun zamandır birbirlerinin en yakın arkadaşı olan iki kadından birinin ciddi bir ilişkiye başlaması ile dostluklarının çalkantılı bir süreçten geçmesi anlatılır. Birlikte eğlendikleri bir gece bir arkadaşlık sitesine üye olan Sasha ve Paige, oradan tanıştıkları kişiler ile randevulaşırlar. Paige’in randevusu beklenmedik bir şekilde olumlu geçince randevuya çıktığı Tim ile ilişkisi ciddileşir. Bu değişiklik, iki kadının dostluğu açısından iniş çıkışlı bir dönemin habercisidir. Life Partners, çok beklentiye girmeden keyifli vakit geçirmek için tercih edilebilecek bir film.

 

2020’NİN ÇOK KONUŞULAN FİLMLERİNDEN: Never Rarely Sometimes Always (Asla, Nadiren, Bazen, Her zaman) (IMDb: 7,4)

Listeyi bitirmeden evvel, 2020’nin en çok beğeni toplayan filmlerinden Never Rarely Sometimes Always’e değinmemek olmaz. Eliza Hittman tarafından yönetilen 2020 yapımı dram türündeki film, gerçekçi üslubu ve derdini anlatmadaki netliği ile eleştirmenlerden tam not alarak hem Sundance’te hem de Berlin Film Festivali’nde ödüle layık görüldü. Ağır temposuna rağmen sıkmadan kendini izletmeyi başaran bu film, sırf filme ismini veren etkileyici sahne için bile izlenmeye değer!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.